Kopek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kopek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2013 Pazartesi

Eyvah Kopek Tuyu Yuttum; Olecek miyim??

Bu yaşıma kadar muhtelif zamanlarda, kedi, köpek, kuş, hamster, balık, ördek, tavuk, horoz, tavşan, gonzales gibi , bir çok hayvan besledim. Bunların içinde aile, akraba ve eş dost arasında en çok endişe ve panik yaratan hayvan hep köpek oldu...Vay efendim, o köpek evde kıl tüy dökerse, yok efendim sen o kılı yutarsan, alimallah ciğerine yapışırsa, büyür de yumruk kadar bir kist olursa vs. vs... :)
Bir yıldır terrier ailesine mensup, bembeyaz, pamuk yumuşaklığında, yer cücesi, şımarık, duygusal, sevgi delisi bir kızım var. Annem önceleri ''sen geç saatlere kadar çalışıyorsun, ben bütün gün onunla ne yaparım'' diye, almama karşı çıksa da, Suan köpeğimizi, ailenin bir ferdi olarak benimsemiş durumda. O kadar ki, bir süredir sağlık sorunları nedeniyle, şehir dışında olduğundan, beni aradığında, cep telefonunun hoparlörünü açtırıyor, hattın diğer ucundan ''Şuruuuuup, Şuruuuuupppp'' diye bağırıp, Şurup' un havlayarak, kendisine bir tepki vermesini bekliyor :)) Şurup, kuyruğunu çılgın gibi sallayıp, anneme sevgi gösterdikçe; işlediği suçlar karşısında, boncuk gözleriyle mahcup mahcup bakıp af diledikçe; ben işteyken, pembe yatağına kurulup uslu uslu oturdukça, annem dizlerindeki eklem kireçlenmesi nedeniyle yavaş yavaş yürürken, sanki anlıyormuş gibi, annemin yanında minicik adımlarla yürüdükçe, onu herkesten sakınıp, kıskandıkça, annemin küçük kızı oldu çıktı :) Öyle mutlu oluyorum ki bu tablo karşısında...Eğer annem Şurup' u sevemeseydi, çok büyük bir üzüntü kaynağı olacaktı benim için. Kalplerimizi, yarattıklarına karşı sevgi ile doldurduğu için, bir kez daha Allah' a şükrediyorum şimdi...
Sevgi, bağlılık tarafı böyle...Şimdi pimpirik tarafına bakalım :)
Ne demiştik, kıl, tüy, akciğer, karaciğer, kist, ameliyat...Aaay felaket senaryosu!! Stephen Kıng gibi hissettim kendimi :)) Bu konuda, ''altın günlerinde ne konuşuluyor'' dan ziyade, uzmanlar ne diyor, ona bakmakta fayda var...
Konunun uzmani Veteriner Hekim Asli Kula' nin bir yazisini paylasiyorum, lutfen sonuna kadar okuyun...

Kedi ve köpekler özellikle mevsim dönüşlerinde tüy dökerler. Tıpkı bizlerin yazlık giysileri kaldırıp kışlıkları ya da kışlık giysileri kaldırıp yazlıkları çıkarmamız gibi kedi ve köpeklerde mevsime göre daha ince ya da daha kalın tüylerine kavuşmak için tüy dökerler. Bu fizyolojik bir durumdur ve tüy döküyor diye hiçbir canlı suçlanamaz…
Kedi ve Köpeklerde Tüy Dökülmesi, Kedi-Köpek Tüyü İnsana Zarar Verir mi?Genellikle kedilerin tüylerinin insana zarar vereceği inancı toplumumuzda yaygındır. Kedilerle ilgili her 3 sorudan biri: “Kedi tüyü kist yapar mı?”, “Kedi tüyü insana zarar verir mi?”,  “Kedi tüyü yuttum şimdi bana ne olacak?”, “Kedimin türleri dökülüyor bunu durdurmanın bir yolu var mı?”, “Kedimin dökülen tüyleri bana ve aileme zarar verir mi?” ve daha buna benzer niceleri… Bu makalemde kedilerin tüy dökmesi ve bu dökülen tüylerin ne oranda, ne zaman bir tehlike yaratabileceğine yer vermek istiyorum. Öncelikle arkanıza yaslanın ve sakin olun “kedileriniz sizi ya da sevdiklerinizi öldürmeye çalışmıyor”:=)
Özellikle toplum olarak oldukça pimpirikli bir yaradılışa sahibiz. Ancak bundan daha da kötüsü, doğru bilgiye ulaşmak yerine kulaktan dolma bilgilere prim vermemiz. Sizi hasta edecek tek şey “sürekli endişe hali”dir
Öncelikle konunun teknik boyutunu anlatayım. Kist diye tanımlanan oluşum, “Echinococcus Granolosus” adı verilen bir parazitin neden olduğu bir hastalıktır ki bu hastalığa da Kist Hidatik denilmektedir. Bu parazit; çiğ et, salam sosis gibi besinler, iyi yıkanmamış sebze meyveler ve temiz olmayan sularda bulunur. Bunun yanı sıra bu parazite kedi ve köpeklerin dışkılarında da rastlanır. İşte bu tüm faturanın kedi ve köpeklere kesilmesine neden olan bulgu da budur ki hayatında hiç kedi ya da köpeğe temas etmemiş insanların da bu rahatsızlığa yakalanma riski (yukarıda saydığım gıdalar nedeni ile) en az kedi köpek sahipleri kadardır.
Şimdi Gelelim Kedi ve Köpeklerde Bu Parazit Ne Zaman ve Nasıl Gelişir?
Kedi ve köpeklerin bu parazitle tanışması sandığınız kadar kolay değildir. Bunun için bir zincir gerekir. Eğer kedi ya da köpeğinizi yukarıda saydığım çiğ et, salam, sosis gibi işlenmiş gıdalar ile besliyorsanız ve bu ürünlerde de eğer adı geçen parazit var ise o zaman bu parazit kedi ya da köpeğinize geçerek ince bağırsağına yerleşecek ve siz de parazit aşılarını düzenli yaptırmıyorsanız bu parazit dışkı yoluyla vücuttan atıldığında ve sizin dışkı ile temasınız söz konusu olduğunda size bulaşabiliyor. Bir diğer bulaşma yöntemi de bu parazitin dışkı yolu ile atılan yumurtalarının tüylere yapışması ve sizin tüylerle olan temasınızla size bulaşması yönündedir.
Geçmiş zamanlarda kedi ve köpekler için üretilen kuru mamaların olmadığı dönemlerde evcil hayvan besleyenlerin hatalı gıdaları kedi ve köpeklerine yedirmelerinden dolayı ortaya atılan bu söylem günümüzde bu nedenle geçerli değildir.

Kedi ve Köpeklerimizi Echinococcus Granolosus Adı Verilen Parazitten Nasıl Koruruz?
Öncelikli olarak altını çizerek hatırlatmak isterim ki: Evcil dostlarınızın aşılarının zamanında yapılması önemlidir. Bahçe yerleşik yaşam süren pek çok kedi köpek sahibi, kedi ve köpeklerinin dışarıda oldukları sürede ne yediklerini kontrol edemeyebilirler. Her ne kadar kuru mama ile besleseniz de mutlaka iç parazit aşılarının yapılması asla ihmal edilmemelidir.
1- Kedi ve köpeğinizin iç parazit aşılarını yaptırın.
2- Kedi ve köpeğinizi mutlaka kuru mama ile besleyin.
3- Kedi ve köpeğinize asla çiğ diğer bir deyişle pişirilmemiş gıda vermeyin.
4- Kedi ve köpeğinize mutlaka kendi içme suyunuzdan verin. Musluk suyunda da zaman zaman bakteri ve virüslerle karşılaşılabilir.
5- Asla kendi beslenmenizde yemediğiniz şeyleri kedi ve köpeklere vermeyiniz.
Bu maddelere dikkat ettiğiniz taktirde bu hastalığa kedi ya da köpeğiniz vasıtasıyla yakalanmazsınız. Ayrıca tekrar altını çizmemde fayda var; bu hastalığa dışarıda yakalanma riskiniz evcil dostlarınızdan bu hastalığı kapma riskinizden çok daha yüksektir.

Bundan sonra ister pimpiriklenip, hayati hem kendinize, hem etrafiniza zehir edin; ister kendinizi kosulsuz sevgi ve sadakatin kollarina birakin...Secim sizin!!

16 Eylül 2012 Pazar

Pazar Aktivitesi - Pamuk Kizima Elbise Diktim :)


Yasadigim 30.000 nufuslu koyden bozma ilcede haftasonu icin yapacak baska hicbir sey olmadigindan, yaklasik iki yildir, evde gecirmeye alistigim haftasonlari icin kendime ugraslar bulmaya devam ediyorum :) Bu pazar kizim Surup icin yeni bir elbise diktim. Sari, etekleri mor firfirli ve pati suslemeli cok sirin bir elbise...Hic dikis bilmeyen biri bile kolaylikla yapabilir, ben yapabildigime gore ;)













İkinci Dikis Denemem-Kızımın Pembe Cicisi




Pamuk kizim Surup, bu tuyleri kesilmis halini hic sevmiyor, hatta utaniyor diye, bu resmi yayinlamamistim; ancak emege saygi degil mi? Bu marifetimi sizlere gostermesem olmaz :) Ikinci denemem, pembe puskullu elbise...Kollarini ve yakasini beyaz saten kurdele ile susledim ve bu sefer annemin nezareti olmadan diktim :) Nasil buldunuz?? :))



30 Haziran 2012 Cumartesi

Evde Hayvan Beslemek (Uzm. Dr. Anıl Yeşildal)

Evde Hayvan beslemekle ilgili Uzm. Dr. Anil Yesildal' in cok guzel bir yazisini paylasmak istiyorum...Isteyen beslesin, istemeyen beslemesin; ama lutfen artik evde hayvan besleyen insanlara bakis acimizi biraz degistirelim, at gozluklerimizi bir an olsun gozlerimizden cikaralim. Emin Olun biz de en az sizler kadar sagligimiz ve hijyenimizle alakadariz. 




Evde hayvan beslemek deyince maalesef birçok ebeveynin tüyleri diken diken olur. Bunun düşüncesi bile onları acaip rahatsız eder. Bahaneleri hep hazırdır, pis, çocuğumun astım olmasına neden oluyor.
Oysa son yıllarda yapılan araştırmalar, erken yaşta hayvanlarla temas eden çocuklarda ileride astım tarzı alerjik hastalıklara daha seyrek rastlandığını göstermiştir. O pis dediğimiz hayvanların özellikle de köpeklerin salyalarında çok bol miktarda antimikrobiyal madde mevcuttur. Tıp Fakültesinde Mikrobiyolojiden bir hocamın sözünü hiç unutmam. Hocamız demişti ki “Çocuklar kuduz olmadığı sürece bir köpeğin ısırığından korkmayın, insan ısırığı çok daha tehlikeli sonuçlar doğurur. Çünkü insanın ağzı mikrobik açıdan köpeğe göre çok daha pistir”. Evet özellikle de insanın ağzı içindeki oksijeni sevmeyen anaerob bakterilerin yaptığı yaralar çok daha ağırdır, ciddi komplikasyonlara yol açabilir ve zor iyileşir.
Sonuç olarak tuvalet alışkanlığı geliştirilmiş, aşıları tam, temizliğine ve tüy dökümüne dikkat edilen bir evcil hayvanın sağlık açısından hiçbir zararı yoktur ve olamaz. Geç yaşlarda hayvanla temas edip de direk bu hayvanlara alerjisi tespit edilen ve temas ettiğinde ciddi astım, rinit v.s belirtileri ortaya çıkan çocukları tabii ki bu gruba sokmuyoruz. Bu işin sağlık boyutu, bir de psikolojik yönden katkılarına bakalım.Hayvan besleyen bir çocuk sevmeyi, paylaşmayı ve sorumluluk almayı erken yaştan öğrenir. Hayvan seven bir çocuk ileride insanlara da zarar verebilecek bir kişilik asla gelişitiremez. Evde hayvan besleyen çocuklar yaşıtlarına göre çok daha kolay sosyalleşirler. Çünkü bu çocuklar hayvanlarla kurdukları sıcak ve sevecen iletişim sayesinde paylaşmayı sevmeyi kendilerine güvenmeyi dostluğu ve yardım etmeyi öğrenirler. Ayrıca bu çocuklar besledikleri bu hayvana yiyecek ve içecek verdikleri için ve sağlığıyla yakından ilgilendiklerinden sorumluluk duyguları da çok daha çabuk gelişir.
Tüm bu faydaları göz önüne aldığımızda çocukların bu tür isteklerinin engellenmek yerine, aksine teşvik edilmesinin gerektiği yadsınamaz bir gerçektir.

Kopek Elbisesi Boyle Dikilir- Ilk Dikis Deneyimim





Annem amator bir terzidir. Yillardir kendi sokugumu bile dikemedigim icin en azindan cok kiymet verdigi dikis makinesini kullanmayi ogrenmem konusunda basimin etini yer durur...Gecen yazimda bahsettigim, Surup' umun berbat veteriner macerasiyla kelaynaga donmesinden ve bu durumun kendisini iyiden iyiye rahatsiz etmesinin ardindan kizima bir elbise dikmeye karar verdim ve annecigimin sozune geldim. Aklimda bir suru fikir ve tasarim ucusmakla birlikte dikecek becerim olmadigindan kendi kendime kivraniyorum. ''Surup' a kiyafet dikecegim'' dedigimde, annemin yuzunun aldigi ifade gorulmeye deger. Makasim ve annemin ''Bu da senin dikis kutun olsun'' diyerek belki heveslenirim diye benim icin olusturdugu dikis kutumla sectigim kumasin onunde oturuyor ve bir cirpida, kesecegim yerleri isaretlemeden annemin dur, oyle olmaz demesine kalmadan kumasi tasarladigim gibi kesip biciyorum. Annem ''Ince dikisleri ben yapayim; sen yapamazsin'' dedikce ben daha cok galeyana geliyorum. Oldum olasi ''Yapamazsin'' kelimesi beni cildirtir, yapilmayani yapmaya, olmayani oldurmaya sartlandirir. Oraya buraya sactigim toplu ignelerin ayagima batmasiyla attigim cigliklar, annemin ''oyle degil boyle, ordan degil burdan'' seklinde sert mudahaleleriyle apartmani ayaga kaldirmamizin ardindan, ortaya annemin ve benim gozlerimize inanamadigimiz bir sonuc cikti. Annemin israrla ''Dogru soyle Dileeeek, ben sana daha once dikis dikmeyi ogrettim mi'' seklindeki sorusunu, yeminler ederek ''Hayiiiiiir'' diye yanitliyorum. Neyse, ortaya cikan sonuctan herkes memnun, en cok da Pamuk Kizim Surup...











27 Haziran 2012 Çarşamba

Köpeğim, Şurup' um, Kelaynağım



Henüz 6 aylık çok sevimli bir white terrierim var. Kendisi alımlı, çalımlı bir kız...Annemin ve artık bir daha kapısının önünden dahi geçmeyeceğim veterinerin ısrarı üzerine, kızım Şurup' un pamuk saçlarını kestirdim, bin pişmanım. Kızımın güzelliğinin zedelenmesini geçtim, psikolojisi çok yara aldı. Köpeği olmayanlar şaşırabilir ama inanın, 10 günde sonra saklandığı sandalye, kanepe altlarından yeni yeni çıkmaya başladı. Hele o yeşil boncuk gözeriyle, utangaç, mahçup ve üzgün bakışları bir daha asla gözümün önünden gitmeyecek. Üstelik tüylerinin kesilmesi sırasında, pembecik cildinin tahriş olup, günlerdir boynu bandajların içerisinde gezmesi de cabası. Veteriner hekim, yaz olduğundan ve bebeklik tüyleri olduğundan kesilmesinin faydalı olacağını söyledi, ancak ben tecrübelerimle söyleyebilirim ki, bu hassas dostlarımız gerçekten tüylerinin kesilmesine üzülüyorlar, kendilerini çıplak ve korunmasız hissediyorlar. Zaten evde beslediğimiz bu küçük köpecikler, tıpkı çocuklar ve yaşlılar gibi sıcak yaz günlerinin öğle saatlerinde dışarıda gezdirilmeyip,  nispeten serin sabah ve akşam saatlerinde belki ince bir tshirt ile gezdirilerek, pekala güneşten daha az etkilenmeleri sağlanabilir. Kısacık olmamak kaydıyla, tüyleri kısaltılıp, düzeltilebilir; ama sakın kelaynağa döndürmeyin onları...